G-4SVPJCLT0J ANADOLUHABER

Erzurum´da tefecilere ´DUR´ diyecek biri yok mu?

Nakit darboğazında olan veya kredi kartı borcunu ödeyemeyen vatandaşlar acımasız tefecilerin ağına düşüyor.

Erzurum´da tefecilere ´DUR´ diyecek biri yok mu?

 

 

Erzurum´da Nakit darboğazında olan veya kredi kartı borcunu ödeyemeyen vatandaşlar acımasız tefecilerin ağına düşüyor. Bu tür iş yapan şahıs yada şirketler, vatandaşı yeniden borç sarmalına sokuyor.

Erzurum´da tefeciler cirit atıyor...

Edindiğimiz bilgilere göre, Erzurum´da, Parasal Yaşamlarını Yürütmekte Zorlanan Vatandaşlarımız, Bankalardan Kredi Çekerek İş Yapmaya Çalışıyor. Ancak, alışveriş istenen türde olmadığında kredilerin geri ödenmesinde zorlanılıyor. Bankalara olan kredi ve kredi kartı borçları arttıkça, bankalarla sorunlar yaşanıyor. Sorun, nakit para bulamama gibi bir aşamaya geldiğinde ise yasadışı faaliyet gösteren tefecilerden yardım almaya çalışılıyor. Onlara ödenen çok yüksek faizler, insanları maddi manevi bitiriyor. Alınan borca karşılık, aylık yüzde ona yakın faiz ödeyen vatandaş, elinde avucunda ne varsa tefecilere kaptırıyor.

Yetkililerden, bu duruma bir an evvel çözüm bulmaları isteniyor.

Daha doğrusu; vatandaşlarımız Erzurum´da yasa dışı şekilde cirit atan tefecilerin tesbit edilmesini ve birilerinin mutlaka bunlara dur demesi gerektiğini söylüyor.

Gelin şimdi TEFECİLİK konusunu biraz irdeleyelim...

Düşmeye görün...

Toplumunun çok sessiz kaldığı, insanlık suçu işleyen bir kitle var. Biz onları, ocak söndüren, ev yıkan, kadınları dul, çocukları yetim bırakan kan emici yaratıklar diye tanımlıyoruz.  

Bir insanın imkansızlığından düştüğü zor durumdan nemalanmak kadar kötü bir şey olamaz. Ocakları söndüren, evleri yıkan kan emici yaratıklar diye tanımlanan TEFECİLER, insanlarımızı uçuruma atmaya devam ediyor. Toplum olarak kan emici, bu tefecilere karşı dik durmalı onları deşifre etmek durumundayız.

Çünkü onlar insanların evini yıkıyor, ocakları söndürüyor hatta ve hatta insanların intihar etmesine bile sebep oluyor. Bunlar hem dinen, hem de kanunen suç işliyorlar.  

Muhakkak iş hayatında yaşanan her ekonomik dengesizliğin değişik sosyal sonuçları olur. Bir yandan, batağa sürüklenen biri olurken, bide bakıyorsunuz ki ?düşenin dostu olmaz ya?, el uzatanların kan emici olduğunu unutuveriyorsunuz.

Sizi gidi kan emiciler. Tefeciler??

Gözü birilerinin ocağını batırmakta keskin palavralara sahip kan emiciler. Varsın olsun dedirten, cahil cesaretiyle batağına düşülen kan emici tefeciler hayatınızın ocağı olup sizi kor alevde tutuşturmaya çalışıyor. Bu kan emiciler, toplumun üretken kesimi değil, üretimden farklı bir şekilde kan emerek beslenen tiplerdir. Yaşanan sıkıntılardan ve sosyal sonuçların varlıkları ile daha da çekilmez ve ağır kılarlar bu tefeciler.  

Bu alçak Tefeciler, Erzurum´da bazı sanayici, işadamı, esnaf ve çaresiz insanın sonu olmuştur. Ekonomik sorunları yüzünden ve bankalardan gerekli krediyi alamayan veya borçları nedeniyle darboğaza düşen bazı kişiler, tefecilerin kucağına düşmüş ve yüksek faizle aldıkları paraları ödeyemedikleri için içinden çıkılmaz bir hale girmişler...

Kuşkusuz, bu tefeciler doğal olarak, kimse bizden para almak için kimseyi zorlamıyor ki; diyebilirler. Yani, ?Alan da veren de razı´ diye tanımlama yapabilirler?

Bize göre doğru olmayan bu durum kan emicilerin doğrusu!  

Ama insanları nerelere ve nelere sürüklediklerini görmek işlerine gelmiyor. Öyle ya ?Paramı getir nerden getirirsen, nasıl getirirsen getir´ mantığı var bu kan emicilerde. 

Erzurum´umuzda uzun zamandan beri gündemden düşmeyen tefeciliğin, dinsel boyutuyla ilgili bir takım kriterlerin dikkatlice ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu hastalık ciddi olarak tehlikeli olmaya devam etmektedir. 

Önce kutsal kitabımız Kur´an´ın bu hususla ilgili mesajlarına bakalım;  

?´Faiz yiyenler, şeytan çarpan insanlar nasıl kalkarlarsa öyle kalkarlar. Bu onların ?alışveriş de faiz gibidir? demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah´a kalmıştır. Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır. Allah; faiz malını eksiltir, sadakaları ise arttırır (bereketlendirir). Ve Allah küfran-ı nimette  bulunan günahkarları sevmez´´(Bakara, 275-276)

?Ey iman edenler! Allah´a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geri kalanı bırakın. Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resulüne karşı  savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz, ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur. Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır´´ (Bakara, 278-280)

Faizin Allah ve peygamberine karşı bir harp olduğunu belirten ayet  indiği zaman peygamberimiz, Mekke´de faizle meşgul olan Mugire kabilesiyle faizden vaz geçmedikleri taktirde onlarla muharebe edilmesini emretmiştir. 

Faizin toplumsal bir hastalık olduğunu özellikle vurgulayan peygamberimiz, Veda Haccı esnasında  faizi ayaklar altına aldığını ve kaldırdığını beyan etmişti.

Yine  Hz. Ebubekir, kelime-i  şehâdet getirdikleri ve namaz kıldıkları halde zekat vermeyenlerle mücadele ettiği gibi faiz yiyenlerle de aynı mücadeleyi vermiştir. Peygamberimiz faiz yiyene, yedirene, faiz muamelesini yazan kimseye ve bu muamelenin şahitlerine lanet etmiştir.

Peygamberimiz şöyle buyurur: ?Faiz alanların yüzlerinde nur ve meymenet yoktur. Allah onların rızıklarına da bereket vermez. Onlar Allah katında leşten daha pis ve çirkin kokuludurlar. Cehennemde faiz yiyenlerden daha çetin azaba uğrayan olmayacaktır´´  

Başta bu yanlışı yapanlara ve en mühimi ise elinde engelleme yetkisi bulunup da seyirci kalanlara Allah yardım etsin(!)

Ekonomik zorluklar nedeniyle çareyi kredi kartlarında arayan vatandaşlar, bu nedenle artan borçlarını da yine borçlanarak çözmeye çalışıyor. Bunu fırsat bilen bazı kişiler de paralarına para katıyor. 5 bin liralık kredi kartı borcu karşılığında vatandaş 500 lira faiz ödüyor. Vatandaşın borçlarının kartopu gibi büyümesine neden olan pos cihazı tefecilerine Maliye Bakanlığı´nın ve BDDK´nın acil müdahale etmesi gerekiyor.  

İşte POS Tefecilik;

Tefeci kart borcunun tamamının bedelini vatandaşa ödüyor. Sonra dükkânındaki POS cihazından ödediği borcun üzerinde yüzde 10 ilave ederek 12 taksitli çekim yapıyor. Sanki alışveriş yapmış gibi kredi kartından çekilen bu parayla vatandaş yüzde 10 faizle borçlanmış oluyor. Sistemin tefeci için hiçbir riski yok. Kart sahibi taksitleri bankaya ödüyor.  

TEFECİLERİN YENİ YÖNTEMİ

POS tefeciliği yöntemiyle tüketiciye ait kredi kartı gerçekte mal veya hizmet satışı olmadığı halde bir satış işlemi varmış gibi POS cihazından geçiriliyor. Yöntemle satıcı tarafından komisyon ve faiz düşüldükten sonra kredi kartı sahibinin nakit ihtiyacı karşılanıyor. Vatandaş, öncelikli olarak taksit imkanı sağlanan bir işletmeye gidiyor. Örneğin 800 TL´ye ihtiyacı varsa önce paranın faizinde anlaşılıyor, vergiler de eklenerek vatandaşa maliyeti çıkarılıyor. Daha sonra kredi kartıyla satış yapılmış gibi POS cihazından çekim yapılıyor. POS tefeciliğinde hem alana hem de verene 3 yıldan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açılabiliyor.

Cezasıda Var Ama...

Yürürlükteki  Ceza Kanunu 241 maddesinde ?Tefecilik?   ?Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi? olarak tanımlanmış ve tefecilik yapanlar ?iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. 

Tefeciler Erzurum´dan nasıl temizlenir?  

Şimdi kamuoyunun cevabını merak ettiği sorular şöyle: Bu kadar yasal düzenlemeye rağmen hala tefeciler hakkında neden işlem yapılmıyor?  

Tefecilikle suçlarıyla mücadele kapsamında gerek Emniyet gerekse Maliyenin tefecileri yakın takibe alması gerekir. Bunun için;

1. Kuyumculuk yapar gibi kredi kartıyla tefecilik yapanların para hareketleri izlenmeli,  

2. Her türlü işyerinde kredi kartı üzerinden tefecilik işlemlerinin engellenmesi için bankaların POS cihazlarındaki anormal yükselişler incelenmeli,  

3. Bankaların da bu POS makinelerini verirken daha dikkatli olmaları gerekir. Tefecilere hizmet eden bir işe aracılık yapılmaması gerekir. Buna uymayan bankalar hakkında Bankacılık Düzenleme Üst Kuruluna şikâyetler yapılmalı.  

4. Gerekli koşulları taşımayan işyerlerine usulsüz olarak tefecilik için cihaz temin ettiği anlaşılan banka personeli hakkında gerekli adli ve disiplin soruşturmaları açılarak hak edilen cezalar verilmeli,  

5. Satış gibi gösterilen kredi kartı harcamalarının mal karşılığının olup olmadığının tespiti için stok kaydındaki giriş çıkışlar kontrol edilmeli.  

6. Genellikle tefecilerin para verdikleri kişilerin ev ve arsalarına ipotek koydukları dikkate alınarak, Tapu Sicil Müdürlüğünden alınacak ipotek bilgilerinden yola çıkarak iz sürülmeli ve ipotek koyanların tefeci olup olmadığına ulaşılmalı.  

7. Elde edilecek deliller doğrultusunda ceza soruşturmaları etkin ve süratli bir şekilde yapılmalı.  

8. Vergi Dairesi tarafından ise POS kullanan mükellefin, aylık satışlarındaki sıçramalarının hesabı sorulmalı ve gerekli cezalar kararlı bir şekilde uygulanmalı, tefecilikle uğraştığı tespit edilen işyerleri kapatılmalı.  

9. Altın satmış gibi kredi kartından çekim yapıp para satan kuyumcular hakkında Kuyumcular odası gerekli denetimi yapmalı kuyumculuk yapma koşulları taşımayanların ruhsatları iptal edilmeli.  

10. Tefecilerin tespiti ve cezalandırılması için mağdurların güvenlik güçleri ile işbirliği yapmaları gerekmektedir.



Anahtar Kelimeler: Erzurum tefecilere diyecek biri